October 16 2013

İstanbul Silüetine Yeni Bir Damga: Çamlıca Camisi

Bu metin İngilizce dilinde de mevcuttur.

Çamlıca Tepesi, İstanbul’un en yüksek noktası. 288 metre yüksekliğindeki tepe şehrin neredeyse her noktasından görülebiliyor. 29 Mayıs 2012’de Başbakan Recep Tayyip Erdoğan bu tepede yapılması düşünülen bir cami projesinin haberini verdi: “Çamlıca’daki TV ve radyo verici kulelerinin yanına büyüklüğü 15.000 m2’yi aşan bir cami inşa edeceğiz. Planlama aşaması tamamlanmak üzere… Bu devasa cami İstanbul’un her bir köşesinden görülebilecek şekilde tasarlandı.” Yakın zamanda yapılan bir anketise halkın şehrin bu noktasının imara açılmasına karşı olduğunu gösteriyor.

İstanbul Silüetine Yeni Bir Damga: Çamlıca Camisi

Çamlıca Tepesi’nde Çamlıca Camisi’nin yerine Avrupa Yakası’ndan bakış
(görselin sağ üst köşesinde kulelerin yanı). Imaj referansi: Berkin Bozdoğan. 

Başbakan’ın açıklaması sonrasında 13 Haziran 2012’de, o dönemin Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, NTV ile yaptığı röportajda caminin yapımıyla ilgili somut bir planın bulunmadığını ifade etmişti. Aslında, “konut bölgesi olmayan bir yerde cami yapımına karşı, dindar kesimler de dahil olmak üzere halkın yoğun eleştirisi vardı… Bu eleştirileri hesaba katarak hareket edeceklerdi.”

Ancak yalnızca birkaç hafta sonra caminin yapılacağı kesinleşti. Kahramanmaraş Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürü Hacı Mehmet Güner, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın isteği üzerine projenin başına getirildi. 9 Temmuz 2012’de Güner projeyle ilgili şu açıklamaları yaptı: “Proje, boyutları sebebiyle oldukça iddialı. Atalarımızın yaptıklarından bile daha büyük bir kubbe inşa edeceğiz. Bu cami dünyadaki en yüksek minarelere sahip olacak. Minarelerin yüksekliği (Medine’deki) Medine-i Münevvere Camisi’nin (105 metre uzunluğundaki) minarelerini bile geçecek. En az 6 minare olacak ancak bazı sürprizler olabilir.”

Çamlıca Camisi

Çamlıca Camisi ve önerilen yerini gösteren sunum imajı. Çamlıca Tepesi’nde yer alan cami,
çevresine ve İstanbul’a tepeden bakıyor. 

Çamlıca Camisi

Çamlıca Camisi’ne ait 2 sunum görseli.

İstanbul’da Yoğunluk ve İslam

Türkiye İstatistik Kurumu’nun Ocak 2013 raporuna göre İstanbul’un yüz ölçümü 5.512 km2 ve şehirleşmiş kısım bunun 1.347 km2’sini oluşturuyor. Toplam nüfusu ise 13,9 milyon kişi (nüfus yoğunluğu tüm şehir için km2 başına 2.521 iken şehirleşmiş kısımlarda 10.319). İstanbul ve şehrin odağı arasında ciddi bir yoğunluk farkı bulunuyor: İstanbul’un odak noktası çevresinde km2 başına düşen kişi sayısı 7.789 fazla. Tüm İstanbul nüfusu için ise 3.028 cami, 40 kilise ve 16 sinagog bulunuyor. Yani, km2 başına düşen yaklaşık cami sayısı 0,55, bu yaklaşık değer kiliseler için 0,007 iken sinagoglar için ise 0,003. Ancak İstanbul’un toplam yüz ölçümü ormanlık alanları da içeriyor ve bu alanlarda cami bulunmuyor. Kent odağındaki cami yoğunluğu kırsal alanlara göre çok daha fazla.

Çamlıca Camisi Istanbul, Turkey Camiler

İstanbul’daki camilerin yaklaşık dağılımı. A noktası kent odağı olarak kabul edilmekte.
Bu ekran görüntüsü 5 Temmuz 2013’te alınmıştır.

Çamlıca Camisi Istanbul, Turkey Camiler

İstanbul’un odağındaki cami yoğunluğu. Odağın bulunduğu bölge üstteki haritada bulunan “A” noktasıdır. Her bir nokta odak çevresi dahilinde bir camiyi göstermektedir.
Bu ekran görüntüsü 5 Temmuz 2013’te alınmıştır.

Sosyal Merkezler olarak Camiler

Camiler yalnızca ibadet değil toplanma fonksiyonunu da yerine getiren mekanlardır. Hatta, İslami kentsel dokuda camiler müşterek sosyal alanlar yaratmada merkezi bir rol oynamıştır. Rabad Saoud’un tarifindeki gibi, camiler geleneksel olarak pazarların geliştiği şehir merkezlerinde yer alırdı. Merkezde dini ve bilimsel öğretilerin yapıldığı medreseler de bulunurdu. Geleneksel olarak camiyi merkez alan kentsel dokuda, merkezin dışına çıktıkça çarşılar, sosyal hizmet birimleri, sanat birimleri, idari birimler, ticaret birimleri, hamamlar, konaklama birimleri ve ekonomik aktiviteler anlamında daha fazlasını barındıran “suq”/”souk” lar bulunuyordu. Bu kısımdan sonra gelen bileşenleri ise hükümete ait birimler ve sonrasında konut alanları şekillendiriyordu. Camiler ve geleneksel olarak etrafında gelişen topluluklar kamusal alan olarak tanımlanır. Konut alanları özeldir; bu detay kadın-erkek, sosyal gruplaşmalar, etnik köken ve kültürel perspektifler arasındaki inanç farklılıkları açısından dikkate değerdir. Camiler ve çevreleyen müştere alanlar bugün dünyanın birçok yerinde aynı ikili fonksiyonu sürdürmeye devam ediyor.

Çamlıca Camisi Istanbul, Turkey Camiler

Çamlıca Tepesi’nde Çamlıca Camisi inşaatı başladı. 

İstanbul Silüetine Yeni Bir Damga: Çamlıca Camisi Kisikli Beledeyesi

Çamlıca Tepesi ve Çamlıca Camisi’ne ev sahipliği yapan Kısıklı Mahallesi (görselin üst sol kısmındaki açık yeşil bölge). Çevre nüfusu 29.700 kişi ve Akif Burak Atlar’a göre Çamlıca Camisi’nin kaplayacağı yüzey 110.000 m2 olacak. Imaj referansiÜsküdar Belediyesi.

İstanbul’da Kamu Görüşü

11 Haziran 2013’te bloğum “The Grid” de Çamlıca Camisi projesiyle ilgili fikirlerini paylaşmak isteyenler için bir anket yayınladım. Bir hafta boyunca açık kalan anket, Türkçe ve İngilizce dillerinde yayınlandı ve 4 sorudan oluşuyordu:

1. Çamlıca Camisi Projesi 110.000 m2’lik bir yüzeye yayılacak ve Kısıklı Mahallesi çevresinde 29.700 kişiye hizmet verecek. Sizce caminin boyutları bu nüfus için uygun mu? (Cevap seçenekleri “tamamen katılıyorum, katılıyorum, katılmıyorum, hiç katılmıyorum” şeklindeydi)

2. Çamlıca Camisi’nin yapılmasındaki asıl amaç sizce nedir? (Cevap seçenekleri “dini, siyasi, tarihi önem ve diğer” şeklindeydi)

3. Çamlıca Camisi Projesi hakkındaki düşünceleriniz nedir? Sizce neden uygulanmalı/uygulanmamalı?

4. Lütfen bu soruyu bir önceki soruya verdiğiniz cevaba göre yanıtlayınız: 1. Çamlıca Cami Projesi sizce neden destekleniyor? 2. Çamlıca Cami Projesi’ne sizce neden itiraz ediliyor? Bir önceki soruya verdiğiniz cevap projeyi destekliyorsa ikinci soruyu, projeye karşı çıkıyorsa birinci soruyu yanıtlayınız.

56 katılımcıdan %51’i anketi Türkçe dilinde, %48’i İngilizce olarak yanıtladı. Sonuçlar katılımcıların %4’ünün cami boyutunu tamamen desteklediğini, %23’ünün desteklemediğini, %73’ünün ise tamamen yanlış bulduğunu gösteriyor (toplamda karşı çıkanların oranı %96). Çamlıca Camisi projesinin esas amacını ise %11 dini sebepler, %73 siyasi sebepler, %3,8 tarihi değer, %11,5 ise başka sebepler olarak göstererek ayrıca yorumunu belirtti.

Sonraki 2 soru caminin yapılmasının gerekip gerekmediği konusundaki düşüncelerle ilgiliydi ve çeşitli yorumlar aldı. Projenin büyüklüğünü uygun bulmayan %96’nın temel endişeleri şu konular altında toplanıyordu:

• İstanbul’da yeterli sayıda cami bulunmaktadır ve maddi kaynaklar hastane, devlet okulu ya da diğer eğitim yapılarının çoğaltılmasında/iyileştirilmesinde kullanılmalıdır.

• İstanbul’da yeterli sayıda cami bulunmaktadır ve Çamlıca Tepesi’nde bir cami yapımı İstanbul’da yeteri kadar yeşil alan bulunmadığından yanlıştır (Çamlıca Tepesi İstanbul’da son kalan yeşil alanlardan biridir*).

• Caminin yapımı uygun bulunmamaktadır, ancak yine de yapılacaksa proje alanının bulunduğu mahallenin demografik yapısına uygun mütevazı ölçülerde yapılmalıdır.

• Caminin yapımı uygun bulunmamaktadır çünkü tasarımı özgün mimariden yoksundur.

Çamlıca Camisi’nin yapılması gerektiğini düşünen %4’ten gelen yorumlar oldukça minimaldi. Bu yorumlar “cami yapılmalıdır” gibi ifadeleri içeriyordu ve yorumcunun neden böyle düşündüğüne dair ipucu vermiyordu.

Bu sorunun ardından, katılımcıların kendilerine göre zıt görüştekiler gözüyle bakıp neden Çamlıca Camisi’nin yapılması ya da yapılmaması gerektiğini yorumlamaları istendi. Kolayca tahmin edilebileceği üzere, bu birçok katılımcı için yerine getirilmesi zor bir talepti; sonuçta dini yapıların inşası inançla kuvvetli bir şekilde bağlantılıydı. Ancak, Çamlıca Camisi’nin yapımında siyasi gövde gösterisinin önemli bir ölçüde etkili olduğu konusunda güçlü bir fikir birliği vardı.

Çamlıca Camisi’ne atfedilen anlamlar yoğunlukla şu temalar altında birleşiyordu:

• İstanbul’daki sekülerliğe zarar getirecek bir dini-siyasi simge: Şehrin en yüksek tepesinde kurularak İstanbul’un modern İslam başkenti olduğunu herkese gösterecek.

• Hükümetin kontrol mekanizması ve siyasi duruşuyla ilişkili bir sembol.

• Hükümetin kendisini destekleyen dindar kesimi memnun etme yollarından biri, çünkü dindar kesim cami yapımını destekliyor.

• Manipülasyon aracıdır.

• Hükümet tarafından empoze edilen bir sembol olarak görülebilir.

• Geliştirme ve inşa süreçleri şeffaf olmayan bir girişim.

İstanbullular Ne İstiyor?

Ağırlıklı olarak, ankete verilen cevaplar caminin büyüklüğü ve yerine karşı çıkıldığını gösteriyordu. Cevaplar bu projeye harcanacak maddi kaynakların diğer kamu yapılarına – hastaneler, eğitim yapıları/okullar, yeşil alanlar – gitmesi gerektiğini işaret ediyordu.

“Boyut itibarıyla böyle bir camiye ihtiyaç olmadıgı görüşündeyim. Son kalan boş alanlar yapı ile değil yeşil alan olarak değerlendirilmeli.”

“Zaten yeterli sayıda olan ve kullanımdan çok görsel bir sembol olarak inşa edilen cami yerine bir hastane veya devlet okulu yapılması halk için daha yararlı bir yatırım olacaktır.”

“Çamlıca Tepesi olarak bilinen alan imara açılmamalıdır. Tepe, tıpkı bir sit alan gibi korunmalıdır. İstanbul şehri içersinde ekstra olarak bu kadar büyük bir cami ihtiyacı olduğunu düşünmüyorum. Böyle bir cami yapılacaksa konumu Çamlıca Tepesi olmamalıdır.”

“Bu büyüklükte eğitim yapısı projesi var mı İstanbul’da?”

“Çamlıca Camisi’nin yapılmasını, ancak daha küçük ölçekle yapılması gerektiğini düşünüyorum. Başka camilerde denendiği gibi Çamlıca Camisi’nin de boyutlarının çevrenin demografik özelliklerine göre yeniden düzenlenebilir.”

“Yeterince cami mevcut o bölgede, çamlıca biraz nefes alabildiğimiz bir yer olarak kalmalı.”

“İstanbul’da cami yapmanın yanı sıra okul yapmanın da gerekli olduğuna inanıyorum. İslamiyet öyle bir din ki Peygamber Efendimiz “Bana bir harf öğretenin kölesi olurum” demiş. Böylelikle İslamiyetin cehalete karşı çıktığını, ilmi desteklediğini biliyoruz. Cami ruhumuzu besler. İlim ise okullarda öğrenilir. Bu yüzden cami yerine okul yapılmalı.”

“Bu proje aynen bu şekilde uygulanmamalı, oraya bir cam ihtiyacı var gerçekten ancak daha makul, yeşil dokuya uygun ve mütevazı boyutta bir cami yapılmalı.”

Diğer bazı yorumlar da Çamlıca Camisi’nin özgün olmayan mimari özellikleri sebebiyle yapılmaması gerektiği düşüncesini savunuyordu:

“Sakil bir proje olduğu için, mimari açıdan hiç bir özgünlük içermediğinden uygulanmamalı.”

“Uygulanmamalı. Osmanlı Mimarisi tekrarlanmış. Devrini yansıtmayan taklit bir proje olarak görüyorum. Hele hele böyle taklit bir projenin İstanbul’un simgesi camilerimizle kıyaslanıyor olmasını her eserinde kendini yenilemiş olan Mimar Sinan’a saygısızlık olarak görüyorum.”

“Yapılacaksa bile bu taklit proje olmamalı, çevre ve peyzaj içinde bir bütün olarak değerlendirilmeli.”

Diğer katılımcılar projenin AK Parti’ye (şu anki iktidar partisi) oy kazandırma odaklı siyasi sebepler için geliştirildiğini düşünüyorlardı. Çoğunluk cami için düşünülen yerin İstanbullular arasında daha fazla bölünmeye sebep olabileceğinden korktuklarını belirtirken, bir katılımcı karşıt görüşlülerin “kendi önyargılarından, hoşgörüsüzlüklerinden, İslam karşıtlıklarından dolayı projeye itiraz ettiklerini” savunuyordu.”

“Şehrin en yüksek noktasında yapılacak olan yapının çevreden baskın bir şekilde görülebilecek olması beraberinde akıllara çeşitli sorular getiriyor. Strüktürün “göze sokulan” özellikleri bölgede İslam’ın hüküm sürdüğü fikrini veren bir dini-siyasi hiyerarşi yaratıldığı izlenimini veriyor. Sonuç olarak, Çamlıca Camisi Projesi’nin inananlar için dini, inanmayanlar için siyasi mesajlar taşıdığı düşünülebilir.”

“Bu tamamen bir siyasi sembol, AK Parti’nin güç gösterisi – aynı Roma’daki savaş zaferlerinin anısına yapılan kemerler gibi.”

“Çamlıca Camisi belirli bir görüşü açıkça İstanbul’a hakim kılmak için yapılması istenen dini bir yapı. Şehrin sakinleri ve ziyaretçilerine sürekli olarak buranın bir modern İslam başkenti olduğunu hatırlatırken, burada seküler bir yaşam sürmüş birçok sakinini de huzursuz edecek. Buna ek olarak, Çamlıca Camisi kamusal, ya da en azından herkesin gezip dolaşmakta özgür olduğu bir alan olduğunu tahmin ettiğim bir yerde yapılacak. Yani açık bir alanın dini amaçlarla kullanım için işgal edilmesi, böylece kamusal alan üzerindeki demokratik hakkın ihlali söz konusu.”

“Proje bir güç gösterisi olarak algılanıyor ve ilgili kararlar sürece kamu katılımı sağlanmadan veriliyor.”

“Projenin gerçekleşmesini isteyenlerin ya şehrin önemli sembollerinden biri olacağını düşünen çok dindar kişiler olduğunu ya da halkı kendi siyasi çıkarları için yönlendiren kişiler olduğunu düşünüyorum.”

Katılımcıların camiye karşı çıkmalarının sebebi İslam karşıtı düşünceler olarak gözükmüyor. Aksine, katılımcıların yorumları projenin ölçeği ve yerinin çevresiyle uyumsuzluğuna dikkat çekiyor – özellikle de bölgede halihazırda var olan cami sayısı düşünüldüğünde. Ancak bu kişiler aynı zamanda caminin yerinin seküler İstanbul üzerinde yapabileceği siyasi-dini etki konusunda endişeliler.

Peki siz Çamlıca Camisi’nin hangi sebeple yapıldığını düşünüyorsunuz? Anket sonuçlarına katılıyor musunuz? Yorumlar kısmında görüşlerinizi görmekten çok memnun oluruz.

Renée van Staveren, şehir plancısı ve çevresel tasarım bloğu The Grid’in baş editörüdür. 2010’dan beri İstanbul’da yaşamaktadır. Akif Burak Atlar, şehir plancısı, müzisyen ve aynı zamanda Şehir Plancıları Odası İstanbul Şubesi Genel Sekreteri’dir. 1999’dan beri İstanbul’da yaşamaktadır. Referanslar: İmaj ve bilgiler kaynak linkleri ile bağlantılıdır.

Orijinal blog yazısı.

Renée van Staveren

Renée van Staveren is the Founder of Global Site Plans. She holds a M.S. in Urban and Regional Planning from California State Polytechnic University, Pomona. She also holds a B.S. in Sustainable Community Development from Prescott College. Prior to establishing Global Site Plans and The Grid, Renée van Staveren was an Assistant Planner for A-M-M-A Transit Planning and the Program Director for Planet Green. In June 2014 Renée moved from Istanbul, Turkey, where she'd lived for four years, to return to the beautiful city of San Francisco. She is now a Manager at the Urban Land Institute's San Francisco District Council. You can find her at one of their many events, so pop in and say hello.

Website - Twitter - Facebook - More Posts

This entry was posted on Wednesday, October 16th, 2013 at 10:33 am and is filed under Architecture, Community/Economic Development, Environment, Government/Politics, History/Preservation, Land Use, Renée van Staveren, Social/Demographics, Transportation. You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed. You can leave a response, or trackback from your own site.

Share

Leave a Reply


one + = 5

 

Follow US

Categories